Kasım Ayı - Saygı

Ayın Değeri: Saygı-Özsaygı

“Bir çocukla uğraşırken iki duygu içinde olmalıyız: Çocuk olduğu için SEVGİ, yarın büyüyeceği için SAYGI.” LOUİS PASTEUR

Saygı; eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarına kazandırmak istedikleri en önemli değerlerden biri olarak karşımıza çıkar hep. Büyüklere saygı, çevreye saygı, insan haklarına saygı vb… Bu liste her ailenin ve her okulun kendi bakış açısına göre çeşitlendirilebilir. Oysa en önce düşünmemiz gereken çocuklarımızın yüksek benlik saygısı geliştirmelerine nasıl yardımcı olabileceğimizdir.

C.G.JUNG: “Mutlu olmak istiyorsan sınırlarını tanı ve onları kabul et.” der. Peki, bizler çocuklarımızı yetiştirirken, onların kendilerini tanımalarına ne kadar fırsat tanıyoruz? Onlar büyürken “yanlışlarını yakalama” ve “kendilerini düzeltme” çalışmalarımızla onlara verdiğimiz mesajların neler olduğunun farkında mıyız?

Bizler hiç bilmeden onlara özsaygının dayanağının “yaptıklarımız” olduğunu öğretiyoruz ve özsaygının dayanağı sadece yaptıklarımız olduğunda bu konuda daha da büyük bir soruna neden olabiliriz. Oysa özsaygının dayanağını “kim olduğumuzla” yer değiştirirsek güven duygusunu da ortaya çıkarabiliriz.

Kendine güven; hayatı tanıyan ve ona karşı olumlu bir bakış açısı geliştiren, kendi gücünü bilen ve buna inanan, kendine saygı ise; kendini ve yeterliliklerini, sınırlarını bilen ve kabul eden yetişkinler olmamızı sağlar. Özsaygısı yüksek kişiler, olumsuz davranışla karşılaştıklarında kendilerini suçlayıp değersiz hissetmezler. Sadece olanı değerlendirir, sonuçlarından ders alır ve bu durumdan kendilerine gelişme fırsatı çıkarırlar. Ve sonuçta da geleceğe daha güçlü hazırlanırlar.

Ayrıca, tüm hislerine saygı duyarak ve empati kurarak çocuklarımızı dinlemek, onlara hep sevgimizi hissettirecektir. Çocuklarımızla konuşurken, duygularımızı sade bir dille ifade ederek konuşmamız da onlarla olan iletişimimizin kolaylaşmasını sağlayacaktır. Sözlerimizin arkasında durmak çocuklarımızı da tutarlı olmaya yöneltecektir.

Montessori eğitiminin temel amaçlarından biri, çocuklarda özgüven duygusunu geliştirip, kendisine duymasını sağlamaktır. Bu konuda uzman olan öğretmenlerimiz önce kendi davranışlarıyla çocuklarımıza örnek oluştururlar. Ayrıca montessori materyalleri de bu konuya uygun olarak tasarlanmıştır. Günlük montessori döngüsü içinde istediği materyalle çalışmak, çocuğun kendisini tanımasına ve ifade etmesine olanak sağlar. Çocuk sınırları geniş olarak çizilmiş alanda seçimini özgürce yapar. Seçtiği materyalle çalışması sırasında hatasının kontrolü kendi elindedir. Çünkü materyal yanlış kullanıldığında sistem kendi içinde hata verir ve çocuk hatasının düzeltmek için kendi öz yeteneğini kullanır. Böylece kendi sınırlarını keşfeder. Öğretmen sadece çocuk yardım istediğinde, çocuğa daha farklı düşünme seçeneklerini göstererek yardım eder. Bu şekilde kendi yeterlilik sınırları içinde sorunlarına çözüm üretmeyi öğrenen çocuk, gelecekte kendini tanıyıp, kendine saygı duyan yetişkin olur.

Unutmayın; çocuklar,  çoğu zaman söylediklerinizi duyarlar, bazı çocuklar söylediklerimizi yaparlar. Ancak bütün çocuklar YAPTIKLARIMIZI YAPARLAR…

 

ÇOCUK YETİŞTİRENLERE

Dünya üzerindeki

En onurlu ve zahmetli işi yapanlara

Şefkati yaşayın

Ve büyük bir aşkla öğretin.

Çocukları oldukları gibi sevin

Ve daha da çok kendileri gibi olmaya yönlendirin.

Dünyayı çocukların gözüyle görün.

Ve kendi durduğunuz yerde kalın.

Çocukların rehberi olun

Ve kendi yollarını bulmalarını izin verin.

Çocuklara öz disiplini öğretin

Ve büyük bir saygıyla yaklaşın.

Çocuklara insanlığınızı gösterin

Ve kendinizi bir güç modeli olarak sunun.

Çocukların yanında olun

Ve onlara keşfetme özgürlüğünü tanıyın.

Fidanları çiçek açmaları için beslerken

Kendi bahçenizde de çiçekler açtırın.  ( Diana LAOMANS)

Sevgi ve saygılarımızla….