Okullarımız

“100 yıl kadar önce eğitimde saygı ve teşvike dayalı yepyeni bir yaklaşım geliştiren genç bir İtalyan kadın:

M. Montessori”

 

“Montessori öğrencilerinin; sorumluluk bilinci, öğrenme aşkı, pratik zekâsı ve bağımsız kişiliği, dünyanın dört bir köşesinde birçok eğitimcinin takdirini topluyor.”

  

MONTESSORİ SİSTEMİNİN TEMEL PRENSİPLERİ

 

“Çocuklar öğrenme sürecinde kritik dönemlerden geçerler. İdeal öğrenme fırsatı sunan bu dönemlerin çoğu, hayatta bir kere yaşanır.”

 

“Yeterince istifade edildiğinde her kritik dönem, çocuğun gelişimini derinden etkileyen fırsata dönüşür.”

 

“Kritik dönemler, çocuğun bütün hayatına etki eder çünkü bu erken evrelerde öğrenilen şeyler, ileriki dönemlerde öğrenilecek bilgilere temel teşkil eder.”

 

“Kritik bir dönem boyunca çocuk, yeni şeyler öğrenir, yeni yetenekler edinir. Farkında bile olmadan, beyninin çeşitli fonksiyonlarını geliştirir. Fakat kritik dönemler geçicidir.”

 

“Çocuk belirli bir yeteneği kavrayıp öğrendiğinde, bu yetenekle ilgili kritik dönemin de sonu gelmiş demektir. Eğer bu dönemde çocuk, kendisine gerekli olan bilgi ve beceriyi gözlemleyemezse ya da uygulama fırsatı bulamazsa bunu öğrenme şansını da yitirir.”  

 

“Çocuk aynı yetenekleri ileriki dönemlerde de öğrenebilir fakat bunun için uzun yıllar azimle çalışması gerekebilir.”

 

 

“Dünyaya çocuğunuzun gözlerinden bakın; yere yakın ve son derece dikkatli…”

 

KRİTİK DÖNEMLER

 

  1. Hareket Dönemi          : 0 – 1 yaş
  2. Dil Gelişimi Dönemi       : 0 – 6 yaş
  3. Küçük Objeler             : 1 – 4 yaş
  4. Düzenlilik                  : 2 – 4 yaş
  5. Müzik                      : 2 – 6 yaş
  6. Tuvalet Eğitimi                  : 18 ay – 3 yaş
  7. Nezaket Kuralları         : 2 – 6 yaş
  8. Duyular                    : 2 – 6 yaş
  9. Yazı Yazma                : 3 – 4 yaş
  10. Okuma                : 3 – 5 yaş
  11. Uzamsal İlişkiler     : 4 – 6 yaş
  12. Matematik           : 4 – 6 yaş

  

 MONTESSORİ OKULLARININ

SIRRI

 

“Saygı görerek ve yeni şeyler öğrenmeye teşvik edilerek yetiştirilen çocuklar, kendi kendilerine bir şeyler yapmayı daha rahat öğrenirler.”

 

“Kendini saygın ve yetkin hisseden bir çocuk, sadece sevgi ve ilgiyle büyüyen bir çocuktan ruhsal yönden daha sağlıklıdır.”

 

“Okul başarısı, doğrudan çocuğun kendine güvenme, istediklerini yapabilme ve bağımsız davranabilme derecesine bağlıdır.”

 

“Bağımsız hareket etmeye başlayan çocuklar,  ömür boyu sürecek çalışma alışkanlıkları, disiplin ve sorumluluk anlayışı geliştirirler.”

 

“Bir Montessori sınıfında uyulması gereken belirli davranış kuralları ve bir düzen anlayışı vardır. Bunun dışında çocuklar, istedikleri faaliyet üzerinde, istedikleri kadar çalışmakta özgürdürler.”

 

“Öğretmenler de çocukları, yeni yetenekler kazanacakları ve araştırmacı yönlerini geliştirecekleri faaliyetlere yönlendirirler.”

 

“Bir faaliyeti bitirince, kullanılan malzemeler öğrenciler tarafından yerlerine konur.”

 

“Montessori sınıfındaki tertip ve düzen çocukları disiplinli ve bağımsız olmaya teşvik eder.”

 

“Sınıf içinde çocuklara kendi oyun gruplarını nasıl yönetecekleri öğretilir. Böylece bağımsız hareket edebilme ve liderlik kabiliyetleri çok iyi gelişir.”

 

MONTESSORİNİN ÇOCUKLARLA İLGİLİ

TEMEL PRENSİPLERİ

  • Bütün bebeklere ayrı birer birey gibi saygı duymalıyız.
  • Bebeğinizin duyusal eğitimi doğum sonrası onu ilk defa kucağınıza aldığınızda başlar.
  • Bebekler ilk yıllarında çok iyi birer gözlemcidirler. Gördüğü her şeyin, bebek üzerinde etkisi vardır, bunlar onun beyin ve sinir sistemini uyarır.
  • Çocuklar bizim her zaman yanlarında olmamızı fakat işlerine pek fazla karışmamamızı isterler.
  • Onlara mümkün olduğunca fazla hareket özgürlüğü vermeliyiz.
  • Gittikçe daha bağımsız olabilmeleri için onlara yardımcı olmalıyız.
  • Bağımsız hareket edebilmek küçük çocukların en büyük arzusudur. Başarmak için çabalarken büyük bir zevk alırlar.
  • Çocuklarımızın iyi davranmayı, nezaket ve şefkat göstermeyi, kaygıları gidermeyi öğrenmelerine yardım edebiliriz.
  • Bebekler ve küçük çocuklar, disiplin kuralları ve cezalarla yola gelmezler. Onlar sadece karşılıksız sevgiye cevap verirler.
  • Küçük çocuklarla yaşamanın sırlarından biri; ağladıkları zaman ne anlatmaya çalıştıklarını anlayabilmektir.
  • Çocuklar er geç bizim davranışlarımızı taklit ederler.
  • Çocuklar ancak sevgi ve saygı dolu bir ortamda, söylediklerimizi anlamaya ve bilinçli tepkiler vermeye başlarlar.
  • Görgü kurallarını öğrenen çocuk toplum içinde nasıl davranacağını bilir.
  • Küçük çocuklar, büyüklerin dünyasının bir parçası olmayı isterler. Onlara bir şans verirseniz sizinle birlikte çalışmak, oyun oynamak kadar eğlenceli gelecektir.
  • Küçük çocuklar düzeni severler, düzenli bir odaya ihtiyaç duyarlar.
  • Çocuğunuzun odasında her şey yerli yerinde olursa çocuğunuzda oda için koyduğunuz kuralları kolaylıkla sağlar.
  • Her çocuk, küçük bir bilim adamıdır. Çocuklar çok iyi gözlem yaparlar.
  • Çocukların hayal güçleri olağan üstüdür.
  • Çocukların daima keşfetme ve hayal etme yönünde teşvike ihtiyaçları vardır.
  • Çocuklar birilerinin bir şey anlatmasından çok, kendileri bir şeyler yaparak daha iyi öğrenirler.
  • Çocuklar sadece etrafındakileri öğrenmezler, öğrenmeyi de öğrenirler.
  • M. Montessori; çocukları içinde yaşadığımız dünyanın hostesleri olarak görür.
  • Çocuklara günlük hayata dair beceriler kazandırırken her şeyi düzenli tutmak ana kuraldır.
  • Çocukların yönetilmekten çok gözlemlemeye ihtiyaçları vardır.
  • Çocuklar ne yaşarlarsa onu öğrenirler.
  • Küçük çocuklar, dikkatlerini fiziksel çevrelerine odaklamaya teşvik edilmelidir.
  • 0 – 6 yaş dönemi, çocukların sinir sistemi gelişimi için en kritik dönemidir. Bu dönemde çocuklara, duyularının farkına varmalarını sağlayacak egzersizler yaptırmak çok önemlidir.
  • Çocuklardan nesnelerin farklı yönlerini ayırt etmelerini istemek, onların duyularının da uyarılmasını sağlar. Bu sinyaller sinir sisteminden beyne iletilir ve geri gelir. Bu olay ne kadar sık yaşanır ve beyin önemli uyarıları ne kadar çok algılarsa beyne giden sinirlerde o kadar güçlenir.
  • Hayatımızın ileri evrelerinde bilgileri sindirmeyi, bütünleştirmeyi ve uygulamayı ne kadar iyi öğreneceğimiz, beynimizin erken yaşlardan itibaren uygun bir şekilde uyarılıp uyarılamadığına bağlıdır.  
  • Duyu egzersizleri çocukları fazla zorlamadan potansiyellerinin gelişmesini sağlar.
  • Çocukların koklama duyusu erişkinlere kıyasla daha iyidir.
  • Ellerini yıkamaktan dişlerini fırçalamaya kadar öz bakımını kendi başına yapmayı öğretmek, çocuğun öz güvenini artırır.
  • Bahçe işleri, çocuğun el becerilerinin gelişmesi ve keşfetme ihtiyacının giderilmesi için mükemmel bir faaliyettir.

 

 “Bir Montessori Okulu’nda eğitim eğlenceli, keyifli ve heyecan verici bir tecrübedir.”

 

“Montessori okullarının en belirgin özelliği, karşılıklı yardıma dayanan bir ortam yaratmasıdır.”

 

“Montessori sınıflarında her çeşit çocuk, öğrenmenin keyfine varır.”

 

“Sınıfta kullanılan metot, çoğu çocuğun karakteri, mizacı ve öğrenme tarzı için DOĞRU’dur.”

 

“Eğitimden beklentileri farklı farklı olan pek çok aile için uygun bir sistemdir.”

 

“Anne-babalar ile öğretmenler, çocukların eğitimi ve gelişmesi için ev ve okul arasında beraberce çalışırlar.”

 

“Program, çocuklara en iyi öğrenim fırsatını sunmak üzere dikkatlice şekillendirilmiştir.”

 

“M. Montessori’ye göre; çocuklar zeki, meraklı ve yaratıcı kabiliyetlere sahip doğarlar fakat genellikle okullar be bazı anne-babalar, öğrenme sürecini doğal olmaktan çıkarıp stresli hale getirirler.”

 

“Sabahları çocuklarını okula geç getiren ve her gün aynı saatte okulda alamayan, toplantılara katılmakta ve okul ile işbirliği yapmakta zorlanan, dağınık karakterdeki aileler, Montessori Sistemine ayak uyduramayabilirler. İlginçtir ki aslında bu ailelerin çocukları, Montessori sistemine çok daha sıkı bağlanır ve sorunlarını bu sistemde çok daha kolay çözebilirler.”

 

MONTESSORİ SİSTEMİNDEN MEMNUN OLAN AİLELER, ÇOCUK EĞİTİMİ İLE İLGİLİ AŞAĞIDAKİ NOKTALAR ÜZERİNDE GÖRÜŞ BİRLİĞİ İÇERSİNDEDİRLER…

 

  • Zekâ dâhilere mahsus değildir: Her çocuk doğuştan zekidir. Küçük yaşta doğru uyaranlarla, mantık yürütme ve problem çözme yetenekleri geliştirtebilinir.
  • Eğitimde en önemli dönem hayatın ilk 6 yılıdır.
  • Çocukların en çok ihtiyacı oldukları şey: kendi kendilerine yetebilme ve bağımsız hareket edebilme becerilerini geliştirebilmektir.
  • Sınavlar ev yarışlar, çocukları iyi eğitmek için etkili yöntemler değildir. Bir çocuk, okulunu güvenli, heyecan verici ve eğlenceli olarak gördüğü zaman çok daha iyi öğrenebilir.
  • Özsaygı ve özgüven, ve yetkinlik hissi ile yeni bilgiler öğrenip kendini geliştirme arasında doğrudan bağlantı vardır.
  • En iyi öğrenme metodu, öğrenilen şeyi bizzat tecrübe ederek, günlük yaşamda uygulayarak ve problem çözme becerisi olarak kullanarak öğrenmektir.

  

Not: Bu bilgiler Montessori Vakfı Başkanı TİM SELDİN’in “Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir?” adlı kitabından esinlenerek yazılmıştır.